Sayfalar

27.9.09

2

pazartesi..
genelde (yazıya böyle dalasım vardı) fikirler üzerine yazıp düşündüğümden kişiler ve olaylar üzerine yazmak benim için oldukça zor.

ev arkadaşımla nolduğunu merak ediyor musunuz bilmiyorum hatta onu hatırlamıyor bile olabilirsiniz, ben şahsen merak etmiyorum.

şuanda, yazı yazmak istersiniz de hiçbir şey yazamazsınız ya işte öyle bir andayım, size ne yumurtlayacağımı bilemiyorum. bir sürü şey geliyor aklıma hani yazılsa hepsi en cillopundan günlük olur ama hemen uçuşuyorlar aklımdan, hiçbirini tutamıyorum. sabah ne yediğimden başlıyayım mesela (iyi fikir)..

salı..
hafta sonunu film izleyerek geçirdim, sokağa çıkmadan laptop başında.. insan ikinci gün kendini sakat gibi hissetmeye başlıyor, sıkıntıdan olsa gerek ona buna çatmak istiyor. tatillerin ölüm yalnızlığından ötürü pazartesileri seviyorum ama salıları sevmiyorum.

çarşamba..
hiç gitmediğim yerlerine gittim istanbul’un. istanbul büyük bir şehir evet ama gelişmiş bir şehir değil bence. hani geliştiyse de birkaç semti gelişmiş, gördüm ki birçok tarafı hala medeniyet tarafından fethedilmemiş. gündüz vakti çarşı ortasında kendimi tehlikede hissettim, insanlarla konuşmaya korktum.

cuma..
içimde bir yerlerde seni sonsuza dek sevecek biri olduğuna eminim, sessizce sevecek..

pamuk şeker tatlı ve yumuşaklığında aşklar gütmek istiyorum, hep mutlu olmak severken.. buna mani olan kendimim biliyorum ama bunu aramaktan da vazgeçmiyorum. kendimi kandırdığımı senin kadar iyi anlıyorum, kendimi kandırmadan da bunu başaramam gibi geliyor.

uçmak istiyorum, bugün de uçmak.. hiç vazgeçmeyeceğim.

bazen seni düşünüyorum, bazen başkalarını. sonra hiçkimseyi düşünmediğimi varsayıyorum. yani belki de yine kendimi kandırıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder