Sayfalar

1.6.11

Yoksulluk ?

“Yoksul ulusların yoksulluktan kurtulmasına yardımcı olmanın, zengin ulusların savaştan sonra kalkınmasına yardımcı olmaktan daha zor olduğu görüldü. Avrupa sanayi, ticaret ve ulaşım bakımından zaten gelişmişti. Tek ihtiyacı olan ekonomisinin düzeltilmesiydi. Yoksul ülkelerde ise dış yardımla yollar, okullar ve klinikler yapılmış olsa da insanlar hala aşırı yoksulluk çekiyordu, çünkü bu ülkelerde yeterli iş, doğal kaynak ve ticaret yollarına ulaşma imkanı yoktu.

Yoksulluğun kısır döngüsünü anlamak ve bu duruma çözüm getirmek kolay değildir. Örneğin hastalıklar yoksulluğa yol açar, yoksulluk da hastalıklara. Yetersiz beslenen çocuklar fiziksel ve zihinsel yönden o kadar zarar görebilirler ki büyüdüklerinde kendi çocuklarına bakamazlar. Ayrıca zengin ülkeler ihtiyaç fazlası gıdaları yoksul ülkelere yardım (!) olarak verdiğinde yoksul ülkelerdeki üreticiler ve esnaf işsiz kalır, bu da daha çok yoksulluğa yol açar. Yoksul ülkelerin hükümetlerine para yollamak da başka bir kısır döngüye neden olur; Yardımı çalmak kolaydır, dolayısıyla yardımda bulunmak yolsuzluğa, yolsuzluk da daha fazla yoksulluğa yol açabilir. Aslında dış yardımın başarısız olmasının sebebi yoksulluğun temel nedenine yönelik çözüm üretmemesidir.

Yoksulluğun Nedeni

Aşırı yoksulluk ulusların, yönetimlerin ve bireylerin sadece kendi çıkarlarını gözetmelerinden kaynaklanır. Örneğin zengin ülkelerin yönetimleri dünyadaki yoksulluğu sona erdirmeye öncelik vermezler, demokratik olarak seçildiklerinde öncelikle kendilerine oy verenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar. bu nedenle kendi ülkelerindeki çiftçilerin işini kaybetmemesi için yoksul ülkelerdeki çiftçilerin kendi ülkelerine satış yapmasını yasaklarlar. Ayrıca çiftçilerine büyük para yardımında bulunarak yoksul ülkelerdeki çiftçilerden daha fazla satış yapmalarını sağlarlar.

Açıkça görüldüğü gibi yoksulluğun nedeni, insanların ve yönetimlerin kendi çıkarlarını gözetmeye eğilimli olmasıdır, yani insan kaynaklıdır…”

Alıntıdır.

Ayrımcı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?


Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz? Siyahi bir arkadaşınızla sokakta gezin birkaç saat. Şöyle Beşiktaş sahile doğru mesela, bildiğin Beşiktaş ya da Mecidiyeköy, İstanbul’un göbeği… İnsanların size nasıl baktıklarına dikkat edin.…ve o bakışlar karşısında nasıl hissettiğinizi yoklayın. Hatta, ben “siyahi” deyince neler düşündüğünüzü debi gözden geçirin…
Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Konuşmanın arasında aslında Ermeni olduğunuzu söyleyin…
Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Doğu illerinden birinde değil, Kumkapı’da bir bakkala giripTürkçe konuşun.
Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Sınırları ortadan kalkmış bir dünyada,herkesle kardeş gibi yaşayıp yaşayamıyacağınızı sorgulayın.
Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Diğer milletlerden ya da insanlardanüstün olmadığınızı kabullenin önce.
Ayrımcı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Başka dine mensup insanlarla karşılaştığınızda,neler düşündüğünüz konusunda zihninizi bi yoklayın.
Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Sadece teni beyaz ya da saçı sarı diyebir kadından nefret edip etmediğinizi ya da o kadını daha çok beğenip beğenmediğinizi düşünün.
Irkçı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Çiçekçi bir çingene kadına teşekkür ediponla tokalaşın.
Ayrımcı olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?
Fakat hala savaşmayı mı öğreniyorsunuz?
Bence tekrar düşünün…